1939 yapımı "Oz Büyücüsü", sinema tarihinin en çok izlenen ve kült haline gelen yapımlarından biri olarak hafızalarda yer edinmiştir. L. Frank Baum'un ünlü masalından uyarlanan bu film, yıllar içinde çocukların hayal dünyasında güçlü bir yer tutarken, aynı zamanda birçok kişi için gizemli ve bazen korkutucu bir yapım olmuştur. Popüler kültüre adını altın harflerle yazdıran bu film hakkında bilmediğiniz birçok şaşırtıcı gerçek bulunuyor.
İşte "Oz Büyücüsü" hakkında ilginç ve unutulmaz 7 gerçek...
1. Oz Büyücüsü, Aslında Bir Yeniden Yapımdı
1939 yapımı Oz Büyücüsü, birçok kişinin düşündüğünün aksine, L. Frank Baum’un kitabının ilk uyarlaması değildi. Önceden, 1910 ve 1925 yıllarında iki sessiz film çekilmişti. Bu filmler, farklı bir dönem ve stil içinde anlatılmış olsa da, 1939 yapımı, bugüne kadar gelen en ünlü ve kalıcı versiyon oldu.
2. Baum’un Kendi Ceketi Filmde Kullanıldı
Filmin kostüm tasarımcıları, Profesör Marvel karakteri için uygun bir ceket arayışına girdiklerinde, ikinci el mağazalarına başvurdular. Ancak, tesadüfen buldukları ceketin cebinde "L. Frank Baum" etiketine rastladılar. Bu ceket, Oz Büyücüsü’nün yazarı olan Baum’a aitti. Bu keşif, filme oldukça anlamlı bir dokunuş kattı ve kostüm, setin en özel parçalarından biri haline geldi.
3. Oz Büyücüsü’nün 4 Yönetmeni Vardı
Filmin yönetmenlik koltuğunda yalnızca bir kişi oturmuyordu. Oz Büyücüsü, dönemin Hollywood stüdyo sisteminin etkisiyle, dört farklı yönetmen tarafından yönetildi. Başlangıçta Victor Fleming, filmi yönetmeyi üstlendi, ancak işin yoğunluğu nedeniyle yönetmen değişiklikleri yaşandı ve filmin sonunda ise George Cukor ve King Vidor da projeye katkıda bulundu.
4. Asbest, Filmin Kostümlerinde Kullanıldı
Filmin setinde bazı kostümler, yangına dayanıklı özellikleriyle tanınan asbestle üretildi. Özellikle Batı'nın Kötü Cadısı karakterinin sahnelerindeki kostümler, asbestle kaplandı. Bu kostümler yangın güvenliği sağlasa da asbestin sonradan kanserojen etkileri nedeniyle, setin güvenliği konusunda zaman zaman tartışmalar yaşandı.
5. Sette Sıcaklıklar Dayanılmaz Derecede Yüksekti
Filmin çekimleri sırasında kullanılan dev ışıklar nedeniyle set sıcaklığı inanılmaz derecede yükseldi. 150'den fazla ışık, sahnelerin doğal ışık gibi görünmesini sağlamak için kullanıldı. Bu aşırı sıcaklık, oyuncuların sık sık bayılmalarına ve çekimlerin zaman zaman durmasına yol açtı.
6. Margaret Hamilton Ciddi Bir Yangın Kazası Geçirdi
Batı’nın Kötü Cadısı karakterini canlandıran Margaret Hamilton, filmdeki önemli sahnelerden birinde ciddi bir yangın kazası geçirdi. Sette planlanan efektler sırasında yangın erken başladı ve Hamilton, yüzünde birinci derece, ellerinde ise ikinci derece yanıklar oluştu. Ancak, bu kazaya rağmen Hamilton, profesyonellik sergileyerek çekimlere devam etti.
7. Sete 300 Canlı Kuş Getirildi
Oz Büyücüsü'nün çekimlerinde gerçekçi bir atmosfer yaratmak amacıyla Los Angeles Hayvanat Bahçesi'nden 300 civarında canlı kuş sete getirildi. Bu kuşlar, özellikle elma bahçesi sahnesinde arka planda kullanıldı. Ancak yıllar sonra, bir Sarus turnasının kanatlarını açtığı bir sahne yanlış anlaşılmış ve bazı izleyiciler, arka planda bir ekip üyesinin ya da bir Munchkin’in kendini astığına dair söylentiler yaymışlardır.
Oz Büyücüsü, sadece bir film olmanın çok ötesinde bir kültür fenomenidir. Yıllar boyunca sayısız izleyici tarafından izlenmiş ve sinema dünyasında unutulmaz izler bırakmıştır. Bu şaşırtıcı gerçekler, filmin ne kadar derin ve zengin bir üretim sürecine sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.